Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir.
Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır.
Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir.
Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, 'Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır' demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.
Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, 'Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir' diye düşünecek, ama hiçbir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek; 'Demek adliyeyi ıslah etmek, rejime göre düzenlemek lazım' diyecek.
Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, Başbakan'a ve Meclis'e telgraflar yağdırıp, haksız ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, 'Ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir.'
İşte benim anladığım Türk Genci ve Türk Gençliği!
Yıl 1933...
Atatürk Bursa'da söylüyor yukarıdaki sözleri.
Tam 76 yıl önce...
Sanki bugün olabilecekleri görmüş gibi.
Polisin, mahkemenin, Meclis'in ne hale gelebileceğini o gün seziyor. Olan biten karşısında gençlerin ne yapması gerektiğini söylüyor.
Atatürk'ün tek hatası, geçen yıllar içinde bu ülkenin kimler tarafından nasıl yönetileceğini ve bu yöneticilerin bu halkı ne hale getireceğini sezememiş olması.
Giderek cahilleştirilen, tepkisiz bir toplum oluşturuldu siyasetçiler tarafından.
Çünkü böyle bir halkı kontrol etmek daha kolay.
Kandırmak, gözünü boyamak, istediği gibi gündemi değiştirmek, ekonomik krizi yokmuş gibi göstermek, asıl rejim için tehlike kendisiyken başkalarıymış gibi göstermek böyle bir halkla daha kolay.
Bunu yapmadığı, halkını cahilleştirmek yerine yüceltmeyi istediği için farklıdır Atatürk.
Bunun için büyük liderdir...
Bunun için bugün ki hiçbir politikacıyı onunla karşılaştıramazsınız.
Yapmak istediklerini tam yapamadan, halkının çağdaşlaşmasını tam olarak tamamlayamadan göçüp gitmiştir.
Hayatını bu ülke için çalışmaya, çağdaşlığa, aydınlanmaya adamış bir adamın kurduğu bu cumhuriyeti bugün yıkmaya çalışanlara bakın.
Kurdukları cümlelere, izledikleri yola bakın...
Bakın ve şükredin hala bir cumhuriyetimiz olduğu için.
Çünkü ileride Cumhuriyet Bayramı'nı hatıra olarak anlatmak zorunda kalabiliriz.
O nedenle sahip çıkın cumhuriyetinize.
AKŞAM
|